Sosyal Medya

Sosyal Medya Reklamlarınız İçin Kurtarıcı İpuçları -1-

Ocak 12, 2018 — Kübra Paçin

main

Sosyal Medya

Sosyal Medya Reklamlarınız İçin Kurtarıcı İpuçları -1-

Ocak 12, 2018 — Kübra Paçin

Facebook, Twitter ve LinkedIn için reklam yönetiminde düşük maliyetler ile sayfanızı yönetmenizi sağlayan yöntemler mevcut.  Google Adwords ile web site data bilgilerine erişebileceğiniz, sosyal medya yönetiminizi bu bilgilerle entegre edebileceğiniz yeni pek çok fırsat ile kullanıcı bilgileri ve müşteri segmentasyonuyla ilgili erişebileceğiniz 53 değerli ipucu var. Bu 53 kurtarıcı detayın kullanımıyla ilgili değindiğimiz ilk 16 ipucuna bir bakalım. Sosyal medya reklamlarınız için önereceğimiz diğer ipuçlarını ise gelecek haftalarda sizler ile paylaşmaya devam edeceğiz.

  1. Kendinizle rekabet etmeyin, aynı kitleye aynı anda kampanya yürütmemeye dikkat edin 

Screen Shot 2015-11-16 at 2.59.37 PM

Basit gözükse bile bu ayrıntı hiç de önemsiz sayılmaz. Aynı kitleyi hedefleyen, paralel olarak birden fazla kampanya çalıştırdığınızda, aslında kendinizle yarışıyorsunuz ve teklifin daha yüksek olmasına neden olmuş oluyorsunuz. Kampanyalarınızı iyileştirmenin en iyi yolu, olabildiğince çok test yapmak. Aynı anda yalnızca bir kampanya yayınlamayı tercih etmezsiniz. Farklı kitleleriniz varsa (Retargeting Pazarlama, benzerlik, ilgi alanlarına göre kitle) farklı kitle ile kampanyayı farklı şekillerle çalıştırın.

Durum böyle değilse veya aynı anda daha fazla test yapmak istiyorsanız, kitlelerinizi birbirleriyle rekabet etmeyecek şekilde kesmeye çalışın. Örneğin; her ülke, farklı yaş grupları, erkek/kadın için farklı bir kampanya gibi. Kendinizle yarışmamak sizi ikna etmek için yeterli değil, aynı anda farklı kitleler test ederek kitlenin kampanyanıza daha iyi tepki verdiği daha hızlı bilgiler edinebilirsiniz.

 

  1. Farklı günler için reklamlarınızı değiştirin

Aslında burada kaçınılması gereken nokta aynı kullanıcıların yayınladığınız reklamı görme sıklıklarının kullanışsız şekillerde ilerlemesi. Banner Blindness diye tanımlayabileceğimiz hata, kullanıcıların maruz kaldıkları reklamlara karşı kendilerini kilitlemeleri. Reklamın tekrar sayısından rahatsız olmaya başladıkları andan itibaren ona karşı bir koruma gerçekleştirmeleri. Sizler de vermek istediğiniz reklam mesajını sabit tutarak farklı görseller ve birkaç küçük değişiklikle, kullanıcılara belirli takvimlerle reklamı gösterebilirsiniz. Bir hafta sonra kullanıcı o reklamı unutmuş olacaktır ve siz o reklamı yeni bir görsel ve küçük değişikliklerle sunduğunuzda ilk gördüğü anda yeniden hatırlaması ve akılda kalma oranı artacaktır. Farklı görseller denediğinizde hangisinin daha iyi bir etki bıraktığını da test etmiş olursunuz.

 

  1. oCPM her zaman en iyi seçenek değil

oCPM Facebook’un en çok tavsiye edilen teklif verme aracıdır. Fakat bu küçük gruplar ya da B2B çalışmaları için çok da geçerli değil. 250.000’den az sayıdaki hedef kitleleri için oCPM uygun bir çalışma gerçekleştiremiyor diyebiliriz. Bir dönüşüme ulaşmak için kaç tane tıklama gerektiğini tam olarak biliyorsanız, maksimum CPC (Tıklama Başına Maliyet) teklifi seçmenizi daha iyi olabilir ve her bir dönüşüm için tam giderleri hesaplayıp ROI (Yatırım Getirisi) daha hızlı ölçebilirsiniz.

 

  1. Var olan bir kampanyaya mı devam edeceksiniz yoksa hesaplamalarınıza göre yeni bir kampanya mı başlatacaksınız? En iyi kararı verin

Kampanyalar dinamiktir ve ayarlarını her gün veya hatta birkaç saat içinde değiştirebilirsiniz. En iyi uygulama muhtemelen parametreyi değiştirmek istediğinizde yeni bir kampanya başlatmanızdır. Böylece gelecekte farklı kampanya sonuçlarını karşılaştırmak daha kolay olacaktır. Fakat düzen içinde değişiklikler yapmanız zaman bakımından pahalıya mal olur. Dikkat etmeniz gereken önemli bir husus, kampanyanız için verdiğiniz puanlama olacaktır. Genel bir senaryo örneği verecek olursak: İyi performans göstermeyen ve dolayısıyla biraz uğraşmak zorunda kaldığınız sürekli farklı şekillendirdiğiniz bir kampanyanız var. Sorun, skorunun zaten düşük olmasıdır. Başlangıç ​​konumunuz taze bir kampanyadan daha kötüdür ve muhtemelen her tıklama için daha fazla ödeme yapıyorsunuz demektir. Ayrıca, tersi bir şekilde çalışabilir; kampanyaları yüksek puanlarla ayarlarsanız, daha düşük teklifler için daha fazla gösterim elde etmiş olursunuz.

 

  1. Her zaman manuel teklifler kullanın

oCPM’i kullanmıyorsanız manuel teklifleri seçin. Genel kanının aksine otomatik teklifler, manuel teklifleri kullanmaktan daha pahalıdır.

 

  1. Her yeni özelliğe ikinci bir şans verin

Screen Shot 2015-11-16 at 3.00.25 PM

 Facebook, Twitter ve LinkedIn için reklam özellikleri ve algoritmalar sürekli olarak değişmektedir. Bu yüzden kampanyalarınızda, her zaman ikinci bir şansı hak ettiklerini göz ardı etmeyin. Bir sene önce deneyip başarılı olmamış bir kampanyanız bir sene sonra gerçekten işe yarar sonuçlar verebilir. Yeni gelen özelliklerin olgunlaşma sürelerinin ve sektör içinde yer etme zamanlarının olduklarını unutmayın.

 

  1. Kampanyalarınızı oluştururken mobil ve desktop ayrımı yapmalısınız

Bir zorunluluk diyebiliriz. Yalnızca tek bir platform seçmedikçe masaüstünde, ikincisinde mobil olmak üzere iki kampanya oluşturun. Başlıca nedenlerden birkaçı: Aynı kampanya muhtemelen her platformda tamamen farklı performans gösterecektir. Kampanyayı optimize etmek için kampanyayı bölmelisiniz. Her bir kampanyayı farklı bir açılış sayfasına yönlendirmek istiyorsanız bu yöntemi kullanmalısınız. Facebook kampanya hedefiniz web sitesi tıklamalarıysa, kampanyayı bölmek bir soruna neden olacaktır.

Mobil kullanıcılar bilindiği gibi daha fazla tıklama eğilimi gösterir, ancak daha az dönüştürme eğilimindedir. Facebook, reklamınızı daha fazla tıkladıklarında otomatik olarak mobil kullanıcılara gösterecektir, ancak tıklanma oranının daha yüksek olmasına rağmen sonuçta daha az dönüşüm olacaktır.

 

  1. Mobil kullanıcıları için alternatif Landing Page’ler oluşturun

img4

Daha öncesinde belirtildiği gibi mobil kullanıcılar daha fazla tıklama eğiliminde olmalarına rağmen daha az dönüşüm eğilimi içindedirler. Çoğu reklam veren, web sitesini ve açılış sayfasını mobil cihaza ayarlama konusunda çok çaba gösterir. Bununla birlikte ana sorun, açılış sayfanızın mobil cihazlarda ‘iyi’ görünmesi değil, kullanıcı akışının bir parçası haline getirmeyi başarmaktır. Basit bir örnekle mobil cihazlar için bir açılış sayfası oluşturabilir kısaca ürün avantajlarını tanımlar ve ziyaretçileri daha fazla bilgi için e-posta adreslerini girmelerini istersiniz.

 

Doğru Kullanıcıyı Bulun 

  1. Sayfa ve postların yeniden hedeflenmesi

img3Web sitenizi veya blogunuzu daha önce ziyaret etmiş kullanıcılara reklam göstermek, çoğu zaman sizin hakkınızda hiçbir fikre sahip olmayan kitlelere reklam vermekten daha iyi sonuçlar getirecektir. Bu çoğunlukla Facebook ve Twitter reklamları için geçerlidir, LinkedIn’de bazı yeniden hedefleme seçenekleri vardır, ancak yine de çok sınırlıdır. Yeniden hedeflemeyi çivileyen gizli neden, ziyaretçilere aynı davranmak değil, ziyaret ettikleri sayfalara dayalı olarak farklı bölümler oluşturmaktır.

Ziyaretçi etkileşimine dayalı segmentler oluşturun. Birkaç kez web sitenize giren ve ana sayfaları ziyaret eden kullanıcılar ana sayfayı ziyaret eden ve kısa bir süre sonra ayrılan bir kullanıcıdan farklıdır ve bu kullanıcılara seslenmesi gereken mesajlar da farklı olmalıdır. Kısa vadeli ziyaretçiler için muhtemelen ürünün ne olduğunu hatırlatmak gerekecekken, etkileşim halinde olan ziyaretçilerin reklamlarına yeni yayınlar, indirimler ve ürün haberleriyle ilgili verilecek reklamlar daha fazla yanıt alacaktır.

Teklifinizi ve reklamınızı, ziyaretçilerin satın alma ihtimaline göre değiştirin. Örneğin, fiyatlamayı veya ürün sayfalarını ziyaret eden ziyaretçiler muhtemelen, ürünü yalnızca ana sayfayı ziyaret eden bir ziyaretçiden daha çok satın almaya çok daha yakındır. Bu kullanıcılardan bir segment oluşturun ve daha yüksek teklifler ve/veya ürünü satın almakla alakalı reklamlar kullanın.

 

  1. Doğru hedef kitleye yeniden hedefleme için içerik oluşturun 

Web sitenize bir Facebook izleyici pikseli yerleştirin. Ziyaretçi profillerinin segmentasyonunu yaparak bir sonraki paylaşımda kime seslenmeniz gerektiğine bu şekilde karar verin.

 

  1. Trafik kaynaklarıyla yeniden hedefleme

Yeniden hedefleme için bir diğer güçlü teknik de, kaynaklarına göre bölümler oluşturmaktır. Örneğin; belli bir ziyaretçinin web sitenize Facebook reklamlarıyla girdiğini biliyorsanız, sizi Google’dan veya ilk önce blogunuzu ziyaret eden bir ziyaretçiden farklı bir profile sahiptir. Her bir segment, bunun için oluşturulmuş bir reklam setiyle daha iyi çalışacaktır. En iyi dönüşümle sonuçlanan ziyaretçilerin kaynağını seçin ve daha yüksek teklifler verin. Bu segmentleri oluşturmak için, izlemekte olduğunuz her skala için farklı bir UTM kullanın.

 

  1. Dönüşüm farklılıklarına göre yeniden hedefleme

Haziran 2015 yılına kadar kullanıcıların, (başka bir deyişle, reklam veren tarafından dönüşüm olarak tanımlanan, ürünü veya başka bir etkinliği yükleyen) kullanıcıları izlemelerine yardımcı olmak için bir “dönüşüm pikseli” tanımlaması yapmak zorundaydık. Yeni Facebook’un özel kitle pikseli, otomatik olarak izlenen daha geniş dönüşüm türlerini destekler ve daha fazla bilgi edinebilirsiniz. Aşağıdaki işlemleri izleyebilirsiniz: İçeriği görüntüleme, arama, sepete ekleme, istek listesine ekleme, ödeme işlemini başlatma, ödeme bilgisi ekleme, alışverişi tamamlama, öncülük etme, tam kayıt. Örneğin; ödemeleri başlatan ancak satın alma işlemini tamamlamayan ziyaretçiler çok değerlidir. Doğru reklamlar ve tekliflerle yeniden hedef belirleme kullanmak satışları kapatabilir.

 

  1. Yeniden hedefleme piksellerinin diğer websitelerine göre değişimi

Reklam verenlerin karşılaştıkları sık karşılaşılan sorunlardan biri, doğru hedefleme için yeterli trafiğe sahip olmamalarıdır. Benzer bir kitleye sahip diğer şirketler/web siteleri ile piksel alışverişi yapmak için harika bir geçici çözüm. Facebook’un yeni özel izleyici pikselinin diğer bir avantajı, izleyicileri diğer reklam verenlerle kolayca paylaşmanızı sağlar. Twitter’da reklam yayınlıyorsanız veya eski Facebook pikselini kullanmaya devam ediyorsanız, diğer web sitesini kullanmanız için yeni bir piksel yerleştirmesini isteyeceksiniz. İpucu: Pikselleri değiştirmeden önce, test etmenizi öneririz. Ürününüzü diğer web sitesi izleyicilerine tanıtın ve sonuçlardan memnun olduğunuzdan emin olun. Bazen kitleler içinde küçük farklılıklar ürününüz için kötü sonuçlar doğurabilir.

 

  1. Farklı şirketlerdeki e-posta listelerini birleştirerek aramalar için yeterli hacim yaratın

Piksel alışverişinde bulunmak için bir başka alternatif, diğer web siteleriyle güçleri birleştirerek anlamlı bir e-posta listesi oluşturmaktır. Benzer izlemeyi sağlamak geniş bir kitleye sahip olmanızı sağlayan çok güçlü bir araçtır. Aynı ülkeden gelen yüksek kaliteli yollarla 10 milyondan fazla e-postayla bir liste sunabiliyor iseniz, mükemmel sonuçlar bekleyebilirsiniz.

 

  1. İş maili çatışması

Daha önce de belirtildiği gibi, benzer hedef kitle, oldukça iyi hedefe sahip kampanyada başarıya ulaşmanın önemli bir yoludur. Benzer hedef kitle e-postalardan veya telefon numaralarından oluşan bir listeye dayanır. Facebook, sağladığınız e-postaları Facebook’taki mevcut kullanıcılarıyla eşleştirmeye çalışır. Bu metodoloji, B2B şirketleri için büyük bir uğraşa neden olur, çünkü çoğu kullanıcı kendi iş postalarını Facebook hesabı için kullanırken kişisel e-postalarına girerler. İlk tavsiyemiz, sorunun farkında olmak ve 10K e-posta adresiniz olsa bile Facebook’un yalnızca birkaç yüz eşleşme bulma ihtimali olduğunu göz önünde bulundurmaktır. Bu sorunun üstesinden gelmenin ilginç bir yolu, izlemeyi kayıt ettirme, web sitesinde kurulum veya kontrol etme yoluyla dönüştürülen kullanıcıların kitle pikselini kullanarak bir yeniden hedefleme grubu oluşturmaktır. Ürün kullanımına dayalı olarak yeniden hedeflemek isteyebilirsiniz. Örneğin; yalnızca ürünü kayıt yaptıktan sonra kullanan kullanıcılar. Bu yöntemin dezavantajı, ‘en iyi’ kullanıcıları yalnızca son 180 gün boyunca izleyebilmenizdir. Bir iş e-postasını kişisel bir e-postayla otomatik olarak eşleştiren bazı araçlar vardır, Örneğin; tam iletişim. Bu araçlar, muhtemelen kişisel e-posta adreslerinden bazılarını bulmanıza yardımcı olur, ancak çoğunu da diğer şekilde bulamayacaktır.

 

8. İş başlıkları

Başta B2B olmak üzere, hedef kitlenizi tanımlayan tüm iş unvanlarının ayrıntılı bir listesini oluşturmak büyük bir avantaj sağlayabilir. İvmeyi hareket ettirmek için onlarca veya yüzlerce öge bulmanız gerektiği anlamına gelse bile geniş terimleri kullanmayı bırakmanız ve tüm seçenekleri kullanmanız gerekecektir. Örneğin; “pazarlama”, “pazarlamacı”, “pazarlama müdürü” kullanmak yerine “pazarlama müdürü”, “pazarlama ekibi liderliği”, “VP pazarlama” gibi çok sayıda başlık kullanıyor olmanız gerekir. Bu liste Facebook, Twitter ve özellikle LinkedIn’de kullanılabilir.

 

 

 

Kübra Paçin

Brand Manager

Yorum Yazın

E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır. Gerekli alanlar *