main

Dijital Pazarlama

Markalı İçerik Uygulamalarında Son Trend: Webisode

Aralık 7, 2018 — Elvan Duman

blog_gorseli_06122018-960x656.png

Bill Gates 1996 yılında “İçerik Kraldır” dediğinde, pazarlama dünyası etkisi yıllarca sürecek bir kavramla tanıştığının farkında değildi. O günden bugüne, içeriğin gücü artmaya devam etti ve içerik kavramı birçok kategoriye ayrılarak kendi dinamiğini yarattı.

Markalı içerikler (Branded Content) ise günümüzde hala kesin çizgilerle sınırlandırılmamış, yeni yeni keşfedilen bir içerik pazarlama türü. Tanımı hala tam yapılamıyor olsa da, bu içerik türünün geleneksel reklamcılıktan tamamen farklı olduğunu söyleyebiliriz.

Markalı içeriğin özelliklerini şöyle sıralamak mümkün:

  • Ürün veya hizmetin sunduğu teklife değil, marka değerine odaklanır. Marka veya ürün içerikte görünse de, hiçbir zaman ana odak noktası değildir, doğrudan konuşulmaz. Bunun yerine içerik daha soyut değerlere ve marka hikayesine odaklanır.
  • Hedef kitleyle etkileşime geçer. Doğrudan satış amacına yönelmektense hedef kitleyi marka etrafında konuşturmak ister.
  • Kullanıcı değeri yaratır. Reklamlar genellikle hedef kitlenin ilgisini çekip satın alma kararına yönlendirecek içeriklerdir.
  • Markalı içeriklerse ilgi yaratmak amacında değildir, hedef kitlenin zaten ilgilendiği dünyada kurgulanır.
  • Hedef kitlenin duygularına seslenir. Rasyonel yanlara dikkat çekilmez, bunun yerine daha samimi bir bağlantı kurmaya çalışılır.
  • Dijital ya da geleneksel birçok mecraya uyarlanabilir. Markalı içerik esnek bir kavramdır ve online videolar, podcastler, Webisode’lar, tv dizileri gibi pek çok platforma adapte edilebilir.

Bu noktada markalı içeriğin ürün yerleştirmeyle farkından bahsetmekte fayda var.

Ürün yerleştirme, hedef kitleye doğrudan ürünün gösterildiği içerik türüdür. Ürün yerleştirmede ürün her zaman net bir şekilde görünür. Markalı içerikte ise bu bir zorunluluk değildir. Ürün yerleştirmede, markanın yaratılan kurguda aktif bir rolü yoktur. Ürün pasiftir, hikayeleştirme kullanılmaz. Ürün sadece belirli bir zaman diliminde hedef kitlenin görebileceği yerlerde konumlanır. Dolayısıyla ana hikaye ürün ya da markayla ilgili değildir.

Sonuç olarak, markalı içeriğin en büyük farkının kullanıcıyla ortak bir bağ yaratması olduğu söylenebilir. Geleneksel reklamın tüm çeşitleri ve içerik pazarlamasında alışılagelmiş içerikler, kullanıcılarda reddetme isteği yaratır. Markalı içerik ise onları doğal yolla çekmek amacındadır, izleyici için bir heyecan yaratır. Sadece bir slogan sunmaz, markayla ilgili pozitif çağrışımlar yaratan hikayelerle markanın konumunu geliştirir. Böylelikle, izleyici markayla daha derin bir bağ kurar ve sonunda markayla bütünleşir.

Bahsettiğimiz üzere, markalı içeriğin özelliklerinden biri her platforma adapte edilebilir olması. Dünyada ve Türkiye’de her platformdan markalı içeriğe dair örnekler görsek de, Webisode olarak adlandırılan online dizi serileri bu alanda oldukça yeni.

İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte diziler online platformlarda yer almaya başladı ve aslında Webisode yalnızca internette yayınlanan dizi bölümleri anlamına geliyordu. Bu dizilerde herhangi bir reklam entegrasyonu bulunmuyordu. Zamanla, markalar da Webisode dünyasıyla entegre oldu ve markalı içeriğin en başarılı örnekleri ortaya çıktı.

Webisode’lar, bir televizyon fikrinin çevrimiçi eğlence olarak tüketilebilecek hale gelmiş formlarıdır. Bir televizyon programıyla ortak yayımlanmış olabilir ya da tamamen internet için üretilmiş de olabilir. Genellikle kısa, doğal bir akışa sahip ve senaryolu içeriklerdir. Belirli bir standardı yoktur.

Webisode’lar, markaların konseptlerini test etmesine yardım eder. Eğer bir marka, 5 dakikalık bir Webisode’da yer verdiği ürün ile kullanıcılarının dikkatini çekemiyorsa, daha maliyetli olan geleneksel mecralara yatırım yapmayacaktır. Webisode’lar, tam tersi bir etki yaratarak, markanın daha ekonomik ve daha etkili olmasını da sağlayabilir. Marka, bir bölümle geleneksel mecralarda ulaşabileceği kişiden daha fazlasına ulaşıyorsa, serinin devamını getirerek bütçesini daha etkili kullanabilir.

Peki Webisode formatını kullanmak markanız için uygun mu?

Webisode kullanmadan önce aşağıdakileri noktaları dikkate almalısınız:

  • Anlatabileceğiniz bir hikaye var mı?
  • İçeriğinizi paylaşacak bir kitleniz var mı?
  • İçeriğiniz kimlere hitap edecek ve onların çevrimiçi alışkanlıklarını etkileyecek mi?
  • Sürekli yeni bölümler yayınlayabilir misiniz?
  • Hedef kitlenizin bir üyesi dizinizi bir televizyon programında görse, izler miydi?
  • İçerik, iş hedeflerinizi nasıl etkileyecek?

Başarılı bir Webisode yaratmak için bu noktaları değerlendirmek önemlidir. Bir Webisode, bilgi ve eğlencenin birlikte sunulmuş halidir ve bu yüzden reklam filmi hazırlamaktan oldukça farklıdır. Odağında, ürün ya da hizmetin mesajı değil, hedef kitlenin ilgisi yatar.

YouTube vb. medya platformları, Webisode’lar için oldukça önemlidir. Bu platformlar kolay ulaşılır ve paylaşılabilir olmasıyla günümüzde kablolu yayının yerine geçer.

Webisode yayımlanırken, videoların bir YouTube, Vimeo kanalı gibi, belirli bir adrese tanımlanması önemlidir. Böylece tüm bölümler bir arada bulunur ve izleyiciler tarafından kolay takip edilebilir.

Webisode videolarının açıklamaları ve başlıkları izlenme kazanmak için önem taşır. İzlenme ve etkileşim kazanmak, izleyiciyi marka etrafında konuşturmak Webisode’un en önemli işlevidir. Dolayısıyla Youtube’da yayınlanan içeriğin Facebook, Twitter, Linkedin vb. her sosyal mecra için stratejisi oluşturulmalıdır. Bu strateji hazırlanırken, influencer’lar medya planına dahil edilebilir, Facebook ve YouTube’un sunduğu hedeflemeler ile reklam kampanyaları kullanılabilir. Webisode’lar data toplamak üzerine bir kurguyla hazırlanmışsa, toplanan datalar ile mailing vb. çalışmalarla desteklenebilir, geri bildirim alınabilir.

Webisode’ların ilk başarılı örneklerinden biri, 2009 yılında Clear&Clear markasının Walt Disney iş birliğiyle yapmış olduğu “Chole&Celia” serisiydi. Seri 1 milyon gence ulaştı ve başarısıyla diğer Webisode kampanyalarının yolunu açtı.

2010’da ise, Audi’nin “The Next Big Thing” isimli 6 bölümlük Webisode’u yayınlandı. Webisode’da Justin Timberlake’in yer alması, Webisode’ların ne kadar geliştirilebileceğine, nasıl iş birlikleri yapılabileceğine dair ilham veriyordu.

2010’lardan sonra, dijitalleşen dünyayla birlikte Webisode uygulamaları daha da arttı. 2016 yılında yapılan araştırmalara göre, insanların %66’sı TV reklamlarını atlıyor, pazarlamacıların %78’i TV reklamlarının etkisinin azaldığını düşünüyordu. Bu koşullar, markaların Webisode’a yönelmesini sağladı. Webisode senaryoları, sosyal medya stratejileri ve iş birlikleri daha da gelişti. Dikkat çeken, başarılı Webisode örneklerinin birkaçını ise şöyle sıralayabiliriz:

Intel & Toshiba- The Beauty Inside (2012)

Nike- Lily&Margot (2016)

Nutella- Spread the Happy Anthem (2016)

 Walmart- Upstairs Amy (2017)

 AT&T- Guılty Party (2018)

Dünyadaki örneklerin başarılı sonuçlar almasıyla, Webisode’lar Türkiye’de de denenmeye başladı. 2012 yılında, sevilen dizi 1 Kadın 1 Erkek ile iş birliği yapan Carted’Or, 13 bölümlük “Tatlı Haller” isimli web serisine başladı. Bu seri, aynı yıl Felis’te hem sektörel hem dijital kategorilerde ödül alarak başarısını kanıtlamış oldu.

Bugün internet dünyasında bunlar gibi birçok Webisode örneği bulunuyor. Bu örneklerin gün geçtikçe artmasıysa aslında hiç şaşırtıcı değil. İnsanların reklam mesajlarına alıştığı ve bu mesajlardan kaçmaya çalıştığı günümüzde, merakla takip edilen bir kurgu yaratabilmek her markanın isteği. Bu yüzden Webisode’lar, marka sadakati yaratmanın en iyi yolu gibi görünüyor.

Tüm bunların sonucunda, önümüzdeki süreçte daha fazla Webisode göreceğimizi söylemek mümkün.

Bir önceki blog yazımız “Sosyal Medyada Z Kuşağının İlgisini Nasıl Çekersiniz?”

 

Dijital Pazarlama

Sosyal Medyada Z Kuşağının İlgisini Nasıl Çekersiniz?

Kasım 23, 2018 — Kübra Paçin

blog_gorseli_23112018-960x656.png
Eşsiz sosyal medya alışkanlıkları, duygusal bakış açıları ve tercih ettikleri içerik türleriyle 2020 yılında tüm tüketicilerin yaklaşık %40’ını oluşturması beklenen Z kuşağının dijital dünyanın dinamiklerinden nasıl etkilediğini hepimiz merak ediyoruz.
Pew Araştırma Merkezi’ne göre, Y kuşağından sonra gelen bu yeni nesil 1997 ve sonrasında doğan insanlardan oluşuyor. En eski üyeleri ise şu an 21 yaşında. Önceki kuşaklar “gerçek hayat” ve sosyal medyayı ayrıştırmak için çabalarken, Z’nin böyle bir sorunu yok. Onlara göre zaten sosyal medya, gerçek hayat!

Dijital PazarlamaSosyal Medya

Fikirlerinizi Parlatmanın Tam Zamanı: Dönemsel Pazarlama Kampanyaları

Ekim 26, 2018 — Ozge Tuncay

blog_gorseli_26102018-960x656.jpg

Yılın dördüncü çeyreğindeyiz ve her birimizin bildiği şekliyle en büyük indirim kampanyalarının düzenlendiği dönem içindeyiz. Pek çok marka müşterileri için neler yapabileceği konusunda heyecanlı. Markalar tüketicileri bir önceki seneye göre nasıl daha çok şaşırtabilecekleri noktasında zorlu bir sınav vermekteler.

Bu dönem içinde sizlere destek olabilecek fikirleri maddeler halinde inceledik.

Dijital Pazarlama

Markanızı Online Alışverişte Öne Çıkaran Google Yenilikleri

Ekim 19, 2018 — Kübra Paçin

blog_gorseli_19102018-960x656.png

Google üzerinden gerçekleşen online alışverişlerin tatil dönemlerinde artış gösterdiğinden haberdarız ve özellikle yapılan pek çok kampanya bu yoğunluk üzerine şekillenmiş durumda.

Google geçtiğimiz günlerde doğru kullanıcıya, doğru mesajı iletmek adına geliştirdiği iki güncellemeyi duyurdu. Kampanya süreçlerinde temel hedeflerden biri olan doğru kullanıcıyı bulma noktasında gelen yenilikler oldukça heyecan verici görünüyor.

Dijital PazarlamaSosyal Medya

FACEBOOK’UN DEĞİŞEN ALGORİTMASINA KARŞI ETKİLİ FACEBOOK GRUPLARI

Ekim 5, 2018 — Ozge Tuncay

blog_gorseli_05102018-960x656.jpg

Facebook gruplarının varlığından haberdar olmamıza rağmen işlevselliği konusunda pek çok soru işaretine sahibiz. Bu konuda örneklerimiz çok az ve var olan örnekler de küçük işletmelere ait. Burada sorulması gereken esas soru Facebook grupları sadece küçük işletmelerin kullanımı ile sınırlı mı kalmalı?

Zuckerberg, konuşmalarında özellikle Facebook grupları konusunda daha fazla çalışma yapılması gerektiğini belirtti. Sürekli konuşulan fakat sessiz kalınan bu konuda neler yapılabilir ve Facebook grupları en etkili nasıl kullanılabilirler, tüm bu sorular için Facebook gruplar özelliklerini inceledik.

Dijital Pazarlama

Sesli Arama İçin Sonuçları Optimize Etmenin Etkili Yolları

Eylül 21, 2018 — Kübra Paçin

blog_gorseli_21092018-960x656.jpg

Bugün dijital trendlerin değişimindeki önemli konulardan birisi olan ‘Sesli Arama’ ya odaklanıyoruz.

2020 yılında tüm aramaların %50’sinin sözlü olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Pazarlama danışmanı Grazitti Interactive’e infografikte belirtilen analize göre aramaların %30’u bir ekran kullanılmadan gerçekleştirilecek.

Apple’ın Siri, Google’ın OK Google, Microsoft’un Cortana, Samsung’un Bixby ve Amazon’un Alexa/Echo gibi asistanlarının giderek artan kullanımı ile birçok tüketici bu tür cihazlara erişebiliyor ve kullanıcılar sesli aramanın kullanım rahatlığını keşfettikçe kullanım oranı artmaya devam ediyor.

Peki, sesli arama SEO ve SERP’leri nasıl etkiler? Hazırladığımız infografik, SEO üzerinde doğrudan etkisi olan ana faktörleri gösterirken, sesli arama için de optimize etmenize yardımcı olabilir.

Dijital PazarlamaSosyal Medya

Facebook’tan Video Reklamcılığı için 9 İpucu

Ağustos 17, 2018 — Begüm Yurtsever

dkfhlkdfh-960x656.jpg

Facebook, video reklamcılığı için yayınladığı yeni ipuçları listesinde video optimizasyonu konusunda yeni bilgiler verdi, Instagram ve Facebook platformlarındaki video kampanyalarından en iyi yanıtın nasıl alınacağı hakkında belirli anekdotlar düştü.

Peki Facebook’un sunduğu bu önemli ipuçları nelerdir? Sizler için Facebook notlarını bu yazımızda inceledik.

Dijital Pazarlama

Kullanıcı Deneyimi Devri

Ağustos 10, 2018 — Merve Çetin

Ekran-Resmi-2018-08-10-17.18.05-960x649.png

Günümüzde kullanıcı deneyimi yaratmanın zorunluluğuna ve onun marka imajı üzerinde yarattığı etkiye hiç kuşkusuz inanıyoruz. Artık markalar tüketiciye dokunabilecekleri her kanalda onlara ulaşmanın ve akılda kalıcı bir deneyim yaratmanın peşinde. Peki her kullanıcı deneyimi doğru tasarlanıp, günün sonunda da başarılı oluyor mu?

Gelin, kullanıcı deneyimini başarılı bir örnek üzerinde değerlendirelim.

Dijital PazarlamaPazarlama

ADIDAS’IN EN ETKİLİ 56 KİŞİSİ YARATICILIK OYUNUNDA

Haziran 29, 2018 — Ozge Tuncay

blog_gorseli_29062018-960x656.jpg

Adidas, reklamlarını gösterimlere göre değil, hedef kitlenin dikkatini ve katılımını sağlayacak şekilde yeniden düzenlediğini ve buna uygun bir medya stratejisi oluşturduğunu açıkladı. Bilindiği gibi Adidas’ın hedef kitlesi, reklamı reddeden bir yapıda. Bunun farkında olan yöneticiler ise Adidas için yetkin kişileri bir araya getirmeye karar verdiler.

Adidas Creativity is the answer
56 isim bir araya gelerek, tıpkı bir oyun alanındaymış gibi bir arada yaratıcılığa cevap olacaklar.

Dijital Pazarlama

Makro Influencer’lardan Mikro’ya

Haziran 8, 2018 — Merve Çetin

blog_gorseli_07062018-960x656.jpg

Önce sosyal medyaya; ardından da pazarlama dünyasına hızlı bir giriş yapan influencer’lar ile ilgili trendler de zaman içerisinde birtakım değişikliklere uğradı.

Influencer’ların pazarlama planlarına dahil olduğu ilk dönemlerde, etkileşim rakamlarına bakılmaksızın en yüksek takipçi sayısı olan tercih ediliyordu. Zaman geçtikçe Instagram’ın, Twitter’ın bot hesaplarla ilgili yapmış oldukları açıklamaların da etkisiyle takipçi sayılarının yanında içeriklerin aldığı etkileşimler de hesaba katılmaya başlandı. Özellikle Instagram’ın paylaşılan videonun ne kadar izlendiğini göstermesi ise, hesabı bot hesaplarla dolu olan birçok influencer için kabus oldu.